İnsanın Yüklendiği Emânet

İnsanın Yüklendiği Emânet

Yegâne varlık insân olsa da Allāh'ın Rûhu'nu hâmil,
Hilkatte en müstesnâ yeri hâiz olduğuna yine gâfil.

Başka bir türde Rûh bulunduğuna âyât1 etmez işâret,
Arzda hâlife kılar insânı yüklenmiş olduğu emânet.2

Çamurdan şekillendirilmiş âtıl vücûdudur ona sevât,3
Allāh'ın, içine üfürdüğü Rûhu ise verir insana hayât.

Allāh ile insân arasındaki o yegâne imkân-ı iletişim,
Rûh'tur ama kelâm ile anlatılarak bulmaz hiç cisim.

Rûh hakkında kâmil bir bilgi sâhibi değildir insân,
Yakîn4 verilinceye kadar bilgisi ibâret kuruntudan.

Basîret ehline, hakîkati müteşâbih5 sunmak makbûl,
Tek bir güç kaynağının beslediği nâmütenâhi ampul.

Ampullerde kendisini ışık olarak izhâr eder elektrik,
Aydınlatma istidâdına6 göre de ampuller edilir tefrik.

  1. 1. Âyât: Âyetler.
  2. 2. Resmî sıralamaya göre 33. Ahzâb sûresi, 72. âyet: Bismillahirrahmânirrahîm, İnnâ aradnel emânete ales Semâvati vel ‘Ardı vel cibâli feebeyne en yahmilnehâ ve eşfâkne minhâ ve hamelehel İnsân* innehû kâne zâlumen cehûla; - Meâli: Muhakkak ki biz O Emânet’i, Semâvat’a, Arz’a ve dağlara arz ettik de Onu yüklenmekten imtinâ ettiler ve Ondan işfâk ettiler (korktular, sakındılar)... Onu İnsan yüklendi... Muhakkak ki O (İnsan) çok zâlim ve çok câhildir.
  3. 3. Sevât: Cesed
  4. 4. Şeksiz, şüphesiz, vehimden ve hayâlden arınmış kesin bilgi
  5. 5. Müteşâbih: Teşbîh (benzetim) yolu ile yapılan
  6. 6. İstîdat: Yetenek.