Mi'râc ile Şereflenen Rûh'tur

Mi'râc ile Şereflenen Rûh'tur

İnsânoğlu çamurdan şekillendirilmiş âtıl bir nesne iken,
Allāh'ın üfürmüş olduğu kendi Rûh'uydu ona hayat veren!

İnsan öldüğünde topraktan olan beden toprağa dönmekte,
Nefs ise Rûz-i Cezâ için Âlem-i Berzâha sevk edilmekte!

Nefstir dünyâ bilânçosuna göre hakkında işlem yapılacak,
Rûz-‘î Cezâ'da, yaptıklarından ötürü elîm bir azâb tadacak!

Fucûr da ittikâ da nefislere sınav için verilmiş iki kâbiliyet,1
Ebede dek cennet ve cehennem sadece enfüse eder hizmet!

Kabzedilir her insanın nefsi ölümü vukû bulduğu zaman,2
Rûz-i Cezâ'yı beklemek üzere Berzâh âlemidir ona mekân!

Uykuda kabzedilmiş nefse gördüğü rüyâsıdır yaşatılanlar,
Salıverilir artık nefs, mev'ûd eceli vukû buluncaya kadar!

Nefsin, Cenâb-ı Hakk'ın huzûruna çıkmaya yoktur ruhsâtı,
Mi'râc'a namzet olabilen Nefs-i Kâmile'nin tavrı ve fıtratı!

Rûh, insanı eşrefül mahlûkat kılar ve Hâlifetullāha namzet,
Allāh'a aittir ve yine Allāh'a rücû edicidir o İlâhi Emânet.3

Rûh'un aslî vatanı Allāh'dır, o İlâhî Rûhullāh'tır "Hayy",
Bilkuvve mevcûd olanı bilfiil kılabilmek ise hakîki sa'y!

Cevher-i Aslî'dir Rûh, hiçbir şeyin te'sîri altında kalmaz,
Ne günâhlardan ne de sevaplardan sorumlu tutulamaz!

Rûh'tan başka hiçbir varlık çıkamaz Hakk'ın huzûruna,
Nefs, Rûh'a perdedir bilesin, kapılma şeytânın iğvâsına.

Ancak ve ancak Hakk Teâlâ çağırırsa huzûra gidilebilir,
Dâveti liyâkat kesbetmek içinse nefsin tezkiyesi gerekir.

  1. 1. Resmî sıralamaya göre 91. Şems Sûresi, Bismillahirrahmânirrahîm; 7. Ve nefsin ve mâ sevvahâ; - Meâli: (Herbir) nefs’e ve onu tesviye edene (düzenleyene, terkib ve tekmîl edene), 8. Feelhemehâ fucûrehâ ve takvâha; - Meâli: Sonra da ona (nefs’e) hem fucûru’nu (Hak’dan sapmışlığın ne olduğunu) ve hem de takvâsını (korunmasını) ilhâm edene ki... 9. Kad eflehâ men zekkâha; - Meâli: Onu (nefsi) tezkiye eden gerçekten kurtulmuştur. 10. Ve kad habe men dessahâ; - Meâli: Onu (nefsi) gömüp gizleyen ise gerçekten kaybetmiştir.
  2. 2. Resmi sıralamaya göre 39. Zümer Sûresi 42. Âyet: Bismillahirrahmanirrahîm, Allāhû yeteveffel enfüse hıyne mevtihâ velletiy lem temüt fiy menamihâ* feyümsikülletiy kada aleyhelmevte ve yursilül ‘uhra ila ecelin müsemma* inne fiy zâlike leâyâtin likavmin yetefekkerun; - Meâli: Allāh, ölümleri vaktinde nefsleri vefât ettirir... (Ölmeden önce) ölmemiş olanları (nefsleri) da uykularında... Hakkında ölüm hükmettiğini imsâk eder (tutar), diğerlerini bir ecel-i müsemmâ’ya (belli bir vakte) kadar irsâl eder (salar)... Muhakkak ki bunda tefekkür eden bir kavim için elbette âyetler vardır.
  3. 3. Resmi sıralamaya göre 2. Bakara Sûresi 156. Âyet: Bismillahirrahmânirrahîm, Elleziyne izâ esabethüm müsıybetün kâlu innâ Lillāhi ve innâ ileyhi raciûn; - Meâli: Onlar ki kendilerine bir musîbet isâbet ettiği zaman “innâ lillāhi ve innâ ileyhi raciûn = Muhakkak ki biz Allāh’a aidiz ve O’na dönücüleriz” derler.