İnsân-ı Kâmil

İnsân-ı Kâmil

Issım1 buyurdu; "insân-ı kâmil boş bir kap ola!"
Ne vakit dökülürse rahmet, kap o vakitte dola.

Hûzuruna varanlar, rızıklarına gark ola,
Kamîl İnsân, beşerî dertlere dermân ola!

Hakk'tan gelip, bekâya yol tutan o kutlu er,
Başlangıçta beşer, uyandığı mekân ise vecr.2

Nafîz nazarında, cisimler sûret bulan esmâlara denk,
İdrâki her dem zinde, muhabbeti kavî tavrı ise cenk.

Temkîn3 ve teennî4 ile Hakk'ı ve sabrı tâvsiye eder,
Adalet ve ihsanla eker tohumları, gönülleri fetheder!

Hakk âşıkları kapısında, tâlep ederler himmet,
Kâmil İnsân kime olmuştur bende5, fehm et!

Sâliklerin6 muhibbânıdır, pençe-i âlî abâ,
Yâ Hakk, sâlikleri kıl Resûlüne hâk-i pâ!7

Evlâdlarına gönülden zikridir "ve'd-duâ8."
Hayat ilkesidir, hâyr-ûl umûruhî evsetûha!9

Ey tâlipli aramakla bulunmaz, Velîsine hizmet ehli ol,
Tâlep etmeyen uzaktır, kibirden kaç, ihtiyâç sâhibi ol!

24.06.2005

  1. 1. Issım: Efendim
  2. 2. Vecr: (ecvâr) Mağara, kehf.
  3. 3. Temkîn: (mekânet'ten) Ağır başlılık, ihtiyât, tedbir.
  4. 4. Teennî: (enâet) Yavaş hareket etme, ileriyi düşünerek âcelesiz, dikkatli davranma.
  5. 5. Bende: Köle
  6. 6. Sâlik: Sulûk eden.
  7. 7. Hâk-i Pâ: Ayak Tozu
  8. 8. Ve'd-Duâ: Duâlarımız sizinle
  9. 9. Hâyr-ûl umûruhî evsetûha: İşlerin en hâyrlısı vasat (orta) olandır. Hadîs-i Şerîf