Seyr-i Sülûk

Seyr-i Sülûk

Kavî1 bir ağacın gölgesinde dirildi, gözlerini açtı âdem,
Olanca câzibesi ile sunuverdi ziynetlerini bu süflî2 âlem.

Hâlifetullah3'a namzettir, beşerîyet libâslı4 nas5'ın bir kutbu,
Kevn-ü fesâd6 âlemine meyledip aldatılan ise nefs kutbu!

Bâzısı kaptırır oyuna kendisini ve girdaplarda gark olur,
Aramakla bulunmaz imiş ama bâzısı da arayanlardan olur!

Arzda, semâda ve ufukta bulunmaz aradığın, metod değildir bu!
Vesîyle7 edin ve cihâd et, "Men arefe nefsehu fekâd arefe Rabbehû8"

Sibâk9'ın tezâhürünün siyâk10 olduğunu idrâk ettiren, zor bir sülûk,
Bu sülûka tâlib olan kutbu kılar insanı avâlimde11 "Eşref-i Mahlûk12"


13.08.2007

  1. 1. Kavî: Kudretli, güçlü
  2. 2. Süflî: Aşağı
  3. 3. Hâlifetullah: Cenâb-ı Allah'ın hâlifesi
  4. 4. Libâs: Elbise
  5. 5. Nas: İnsanlar
  6. 6. Kevn-ü Fesad: Olma ve bozulma
  7. 7. Mâide Sûresi resmî sıralamaya göre 5. sûre 35. Âyet: Bismillahirrahmanirrahim, Yâ eyyühellezîne amenüttekullâhe vebteğu ileyhil vesîlete ve cahidu fî sebîlihı lealleküm tüflihûn – Meâli: Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının, ona yaklaşmaya vesile arayın ve onun yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz.
  8. 8. Men arefe nefsehu fekâd arefe Rabbehû: Nefsine ârif olan Rabbine ârif olur. Hadîs-i Şerîf
  9. 9. Sibâk: Bir şeyin, bir işin evveli
  10. 10. Siyâk: Bir şeyin, bir işin sonrası
  11. 11. Avâlim: Âlem’in çoğulu, âlemler
  12. 12. Eşref-i Mahlûk: Yaradılmışların en şereflisi