Hamzâvî Melâmîlere...
Suâl edilmiş bir hâdim-ül hüdemâ'ya1, nedir Neş'e-i Melâmî,
Basit demiş evlâdım, zâhirdir bu zevâtta Tavr-ı Muhammedî2
Erimişçesine yaşarlar cemiyetin içinde, olurlar bende-i Hakk3
Kıyâfet ve tavırlarda arama fark, akseden nûr ile veçheleri
pâk!
Temkîn4 ve
teennî5 ile tâbidirler zuhûrata, dâvâ ve cidâl nefsâni iştiyâk,
"Es Selâmü kable'l kelâm"6 düstûru
ile hepsi de vâris-i "Nebevî Ahlâk"7
Hakk ve sâbırdır tâvsiyeleri, cümlesi Edeb-i İlâhi ile
müeddeb8,
Seyr-u sülûk zarûrettir tedrîsatlarında, tekâmül için budur
de'b.9
Hizmetleri ile itmâm bulur10
irşâd, kâmillerdir beşîr-i ehl-i imân11,
Nazar ile helâk bulur vehîm ve vesvese, küllü men aleyhâ fâ'n!12
Resimlerden ziyâde ressâm'ı görebilenlere her katre
min-tarafîllah,
Teşbih ve tenzîhi cem'dir neş'eleri "ve ma teşaûne illâ en
yeşaAllah"13
Evlâd-ı Mübelliğ-i Hakîkîdirler14,
"Levlâke levlâk"15 sırrına mazhâr,
Reşâdet tâliblilerine yollarında rehber,
ledün
katından inâyetkâr16
Hazır olsun himmetleri sirâcla17
donanmış semâda18 hepsi bir lem'19
Mâsiva20 ne bilmeyip Bekâbillâh'a erenlerde gâflet olur mu bir
dem?
Şirkten azâde ibâdetleri ile Ve'l-cem'u ma'al farki
tevhidûn21
Eş-şerî'atu akvâlun, ve-t tarîkatu ef'âlun, ve hakîkatu
ahvâlun22
01.09.2007
- 1. Hâdim-ül Hüdemâ: Hizmet edenlerin hizmetkârı
- 2. Tavr-ı Muhammedî: Hz. Muhammed (s.a.v.)’in tavrı.
- 3. Bende-i Hakk: Hakk'ın kulu, kölesi
- 4. Temkîn: (mekânet'ten) Ağır başlılık, ihtiyât, tedbir.
- 5. Teennî: (enâet) Yavaş hareket etme, ileriyi düşünerek âcelesiz, dikkatli davranma.
- 6. Es Selâmü kable’l kelâm: Önce selâm, sonra kelâm. Hadîs-i Şerîf
- 7. Nebevî Ahlâk: Nebî’nin yâni Hz. Peygamber (s.a.v.)’in Kur’ân-ı Kerîm’de övülmüş güzel ahlakı.
- 8. Müeddeb: Edeblenmiş.
- 9. De'b: Usûl, tarz, âdet
- 10. İtmâm bulmak: Tamamına ermek
- 11. Beşîr-i Ehl-i İmân: İmân ehlinin müjdecisi
- 12. Resmî sıralamaya göre 55. Rahmân sûresi, Bismillahirrahmânirrahîm 26. Âyet: Kullü men 'aleyhâ fâ’n – Meâli: Arz’da kim varsa hepsi fânîdir.
- 13. Resmî sıralamaya göre 76. İnsân sûresi 30. âyet: Bismillahirrahmânirrahîm, Ve mâ teşaûne illâ en yeşaallahû innallahe kâne 'aliymen hakiyma. – Meâli: Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
- 14. Mübelliğ-i Hakîki: Hakîkatı tebliğ eden, Hz. Peygamber (s.a.v.)
- 15. Levlâke levlâk lemâ halaktü-l eflâk: Sen olmasaydın, sen olmasaydın bu felekeleri halk etmezdim. Hadîs-i Kudsî
- 16. İnâyetkâr: Yardımda, iyilikte bulunan
- 17. Sirâc: Nûr saçan, aydınlatan
- 18. Resmî sıralamaya göre 25. Furkân sûresi 61. âyet: Bismillahirrahmânirrahîm, Tebarakellezî ceâle fis semâi bürûcev ve ceâle fîha sirâcev ve kameram münîra – Meâli: Semâya burçlar yerleştiren, orada bir sirâc ve aydınlatıcı bir ay Yaradan’ın şânı çok yücedir.
- 19. Lem': Parıldama, parlama, parlayış [Osmanlıca]
- 20. Mâsiva: Allah'tan gayrı olduğu düşünülen şeyler
- 21. Ve'l-cem'u ma'al farki tevhidûn: Farkla birlikte Cem' tevhîddir. Kelâmın Aslı: Ve kun fi'l-cem'i şirkûn. Ve'l-cem'u bilâ farkin zendâkatun. Ve'l-cem'u ma'al-farki tevhîdun: Cem'siz fark şirk, farksız cem' zındıklık, farkla birlikte cem' ise tevhîddir. Hz. Alî (k.s.)
- 22. Eş-şerî’atu akvâlun, ve-t tarîkatu ef’âlun, ve hakîkatu ahvâlun: Şerîat sözlerimiz, tarîkat fiillerimiz ve hakikât hâllerimizdir. Hadîs-i Şerîf