Akl-ı Meâş
Ne garip yaradılmış benî
âdem,1 her işi her tavrı âcele,
Tecellîlerin fenâ
vakti tâyinlidir, te'sîr edilemez ecele!
Kulluğu hevâya ise kendi
mûradı hâzâ hâyr gayrısı şerr,
Bu itibârla beşer,
nefsine isâbet edeni felâket addeder.
Hakîkatte nefsin
tezkiyesi için müsîbet2 bile olur rahmet,
Zâlimlerin ise
"nefsî, nefsî" feryâdları kibirlerine minnet!
Fânî dünyâ hayatında
gam ve keder bitirilmeyen hayâl,
Vehim ve vesvesesi tâciz
eder nefsin, tek maksadı ızlâl!3
Niyet Hakk'a
teveccüh etmekse4
bu sıkıntılar İlâhi letâif,5
Gâyeye ırak olunursa
zevk-ü sefâ murâdı ediverir teksîf.6
Nefse teslim olana gelmez
vakt-i ibâdet7 belki ferdâ8
Ve men kâne fiy
hâzihi â'mâ fehûve fiyl ahîreti â'mâ9
Sabır ve temkîn gerek
zuhûrata akıl vâhşi bir küheylân
Nebevî sünnet10 dizgindir
bineğe hükm-ü şerîat ise licâm.11
Sabırla zikretmezse12
beşer Hakk'ı, nefsi olur hakîkatine perde
Bâde-i aşk13 mahzende,
Muhabbet-i İlâhi ise yıllanır gönüllerde,
Semâda arama
hakîkati, âlem-i sâğir14 âdemdir, gönlü minberi
Hakk, kemâl sıfatları
ile İnsân-ı Kâmil üzerinden olur mücellî.15
Bineğe yön veren gem
ve dizgin anlayana meleki's-siyâne,16
Destûrsuz binen
yakınlaşır harama, aklın telkînleri iblîshâne!
Vurulmazsa gem'i ırak
eder hakîkate, Akl-ı meâş17
nefsin,
Beşer dolmak isteyen
boş şişe akıl ise kapağı iyi bilesin!
Tövbe istiğfar ile
yönel, Hâluk18 mahlûkundan19 hiç vazgeçer mi?
Halk edip Rûh'undan
üfürdüğüdür âlemde O'nun gözbebeği!
Hazret-i Nebî, bir
hayat tarzı ihdâs edermiş mûdrik evlâdlarında,
Hâllenme bir
fasıldır, hayatı ibâdet kılmak gerek her safhâsında!
30.09.2005
- 1. Benî âdem: Ademoğulları
- 2. Müsîbet: İsâbet eden
- 3. Izlâl: Delâlete düşürme
- 4. Teveccüh etmek: Veçhini O'na doğru çevirmek.
- 5. Letâif: Lütfun çoğulu, lütûflar.
- 6. Teksîf: Kesâfet’ten, koyu ve sık yapma, bir sıvıyı koyulaştırma.
- 7. Vakt-i İbâdet: İbâdet (kulluk) vakti.
- 8. Ferdâ: Yarın, yarınki gün, günün ertesi
- 9. Resmî sıralamaya göre 2. Bakara sûresi 72. âyet: Bismillahirrahmânirrahîm, Ve men kâne fiy hâzihi â'mâ fehüve fiyl âhıreti â'mâ ve edallu sebiylâ; - Meâli: Kim bunda (şu dünyada) â’mâ (doğru yolu-hedefi göremeyen; Hak’dan perdeli) ise o, Âhiret’te de â’mâdır... Yol itibârıyla daha da sapkındır.
- 10. Hz. Muhammed (s.a.v.) nebînin sünneti.
- 11. Licâm: Hayvanın ağzına vurulan gem.
- 12. Zikretmek: Kendi hakîkatinde örtülü olanı anmak, yâd etmek
- 13. Bâde-i aşk: Aşk şarabı
- 14. Âlem-i sâğir: Küçük âlem
- 15. Mücellî: Cilâ veren, tecellî eden.
- 16. Meleki’s-siyâne: Koruyucu, hâfaza melekleri.
- 17. Akl-ı Meâş: Gündelik hayatta insanın kullandığı eşyâya dönük akıl!
- 18. Hâluk: Hâlk eden, Yaradan.
- 19. Mahlûk: Yaradılmış