Akl-ı Meâş

Akl-ı Meâş


Ne garip yaradılmış benî âdem,1 her işi her tavrı âcele,
Tecellîlerin fenâ vakti tâyinlidir, te'sîr edilemez ecele!

Kulluğu hevâya ise kendi mûradı hâzâ hâyr gayrısı şerr,
Bu itibârla beşer, nefsine isâbet edeni felâket addeder.

Hakîkatte nefsin tezkiyesi için müsîbet2 bile olur rahmet,
Zâlimlerin ise "nefsî, nefsî" feryâdları kibirlerine minnet!

Fânî dünyâ hayatında gam ve keder bitirilmeyen hayâl,
Vehim ve vesvesesi tâciz eder nefsin, tek maksadı ızlâl!3

Niyet Hakk'a teveccüh etmekse4 bu sıkıntılar İlâhi letâif,5
Gâyeye ırak olunursa zevk-ü sefâ murâdı ediverir teksîf.6

Nefse teslim olana gelmez vakt-i ibâdet7 belki ferdâ8
Ve men kâne fiy hâzihi â'mâ fehûve fiyl ahîreti â'mâ9

Sabır ve temkîn gerek zuhûrata akıl vâhşi bir küheylân
Nebevî sünnet10 dizgindir bineğe hükm-ü şerîat ise licâm.11

Sabırla zikretmezse12 beşer Hakk'ı, nefsi olur hakîkatine perde
Bâde-i aşk13 mahzende, Muhabbet-i İlâhi ise yıllanır gönüllerde,

Semâda arama hakîkati, âlem-i sâğir14 âdemdir, gönlü minberi
Hakk, kemâl sıfatları ile İnsân-ı Kâmil üzerinden olur mücellî.15

Bineğe yön veren gem ve dizgin anlayana meleki's-siyâne,16
Destûrsuz binen yakınlaşır harama, aklın telkînleri iblîshâne!

Vurulmazsa gem'i ırak eder hakîkate, Akl-ı meâş17 nefsin,
Beşer dolmak isteyen boş şişe akıl ise kapağı iyi bilesin!

Tövbe istiğfar ile yönel, Hâluk18 mahlûkundan19 hiç vazgeçer mi?
Halk edip Rûh'undan üfürdüğüdür âlemde O'nun gözbebeği!

Hazret-i Nebî, bir hayat tarzı ihdâs edermiş mûdrik evlâdlarında,
Hâllenme bir fasıldır, hayatı ibâdet kılmak gerek her safhâsında!

30.09.2005

  1. 1. Benî âdem: Ademoğulları
  2. 2. Müsîbet: İsâbet eden
  3. 3. Izlâl: Delâlete düşürme
  4. 4. Teveccüh etmek: Veçhini O'na doğru çevirmek.
  5. 5. Letâif: Lütfun çoğulu, lütûflar.
  6. 6. Teksîf: Kesâfet’ten, koyu ve sık yapma, bir sıvıyı koyulaştırma.
  7. 7. Vakt-i İbâdet: İbâdet (kulluk) vakti.
  8. 8. Ferdâ: Yarın, yarınki gün, günün ertesi
  9. 9. Resmî sıralamaya göre 2. Bakara sûresi 72. âyet: Bismillahirrahmânirrahîm, Ve men kâne fiy hâzihi â'mâ fehüve fiyl âhıreti â'mâ ve edallu sebiylâ; - Meâli: Kim bunda (şu dünyada) â’mâ (doğru yolu-hedefi göremeyen; Hak’dan perdeli) ise o, Âhiret’te de â’mâdır... Yol itibârıyla daha da sapkındır.
  10. 10. Hz. Muhammed (s.a.v.) nebînin sünneti.
  11. 11. Licâm: Hayvanın ağzına vurulan gem.
  12. 12. Zikretmek: Kendi hakîkatinde örtülü olanı anmak, yâd etmek
  13. 13. Bâde-i aşk: Aşk şarabı
  14. 14. Âlem-i sâğir: Küçük âlem
  15. 15. Mücellî: Cilâ veren, tecellî eden.
  16. 16. Meleki’s-siyâne: Koruyucu, hâfaza melekleri.
  17. 17. Akl-ı Meâş: Gündelik hayatta insanın kullandığı eşyâya dönük akıl!
  18. 18. Hâluk: Hâlk eden, Yaradan.
  19. 19. Mahlûk: Yaradılmış