Merhâmetlilerin en Merhâmetlisi
Amâdedir emrine rahmet müjdecisi olarak irsâl edilmiş1 rüzgâr,
Yağmur yüklü ağır bulutları yüklenerek ölü beldelere yol tutar.2
Yeşillendirip ihyâ eder, semere3 bitirir arza inzâl olunan matar,4
Rahmet eden Hakk Teâlâ'dır, velîleri ise olur rahmetine tatar!5
Şiddetli esinti sâhibi rüzgarlar kılınmış Süleyman'a mûsâhhar,6
Emr-i Süleyman ile içinde bereketler kılınmış arza doğru akar.
Tayyîb olan beldelerde nebât, Rabb-ül Âlemîn'in izni ile çıkar,
Kulluğu nefsine olanlara ise dünyâ hâyatı bile olur azâb-ün nâr.
Resûlleri; beyyineleri7 ile kavimlerine teblîğ ederler risâletlerini,
Tekzîb edip8 müstekbir9 olanların, Hakk Teâlâ tab' eder10 kalbini.
Acelecidir İnsânoğlu, hâseneden11 evvel hemen irâde eder seyyie,12
Zulûmlerine rağmen Rableri, insanlara merhâmet edicidir elbette!13
Güneşe secde eden Sebe'ye HüdHüd ile ilkâ olundu kitâbün kerîym,
İnnehû min-es Süleymâne ve innehû Bismillahirrahmânirrahîym.14
Tahtından vazgeçip imân eden Sebe Melike'sine denildi "Gir Köşke"
Karureden15 imâr edilen Vahdet Sarayı'na anahtar oldu mu'sîr tövbe.16
Rahmet kaynağından dökülen rahmeti kaldıramaz beşerin dar kabı,
Merhâmetli17 kâmil insanlar üzerinden sunulur beşerî dertlerin ilâcı!
Hz. Nebiyy-i Emced ki beşîr18 ve nezîr,19 ahvâlinden de herkes emîn,
Taşlayanı bile helâk ettirmez, "Ve mâ erselnâke illâ rahmeten lîl âlemîn"20
Dünyâ hayatında nisyân edene Hakk'ı hatırlaması için vesiledir sıkıntılar,
Beşeriyet ve nefsâniyetten ırâk olmak için vesîleler edin, Allah'a et firâr. 21
Her dâim açıktır tövbe kapısı istiğfâr ile Mutlak irâdeye sen de ol teslîm,
Vekîl ve kefîl olarak Rabb'in yeter. O, kullarına her demde Erhâmerrâhîm.22
- 1. İrsâl edilmek: Gönderilmek.
- 2. Resmî sıralamaya göre 7. A’râf sûresi 57. âyet: Bismillahirrahmânirrahîm, Ve Hûvelleziy yursilurriyâha büşrân beyne yedey rahmetihi, hattâ izâ ekallet sehâben sikâlen suknahû libeledin meyyitin feenzelnâ Bihilmae feahrecnâ bihi min küllis semerât* kezâlike nuhricül mevtâ leâlleküm tezekkerun; - Meâli: Rahmetinin önünden rüzgarları (ilâhi nefhâları) müjdeci olarak irsâl eden O’dur... Nihâyet (rüzgarlar) ağır bulutları yüklenip ref’edince, onu ölü bir beldeye sevk eder, onunla su inzâl eder ve onunla her türlü semereden (meyve) çıkarırız... İşte (biz), ölüleri böyle çıkarırız... Umulur ki tezekkür edersiniz.
- 3. Semere: Meyve
- 4. Matar: Su
- 5. Tatar: Haberci
- 6. Mûsâhhar kılmak: Hükmüne boyun eğdirmek.
- 7. Beyyine: Vazıh, hüccet, apaçık delîl.
- 8. Tekzîb etmek: Yalanlamak.
- 9. Müstekbîr: Kibre kapılmış
- 10. Tab’ etmek: Mühürlemek
- 11. Hasene: İyilik, hâyr.
- 12. Seyyie: Kötülük, şerr
- 13. Resmî sıralamaya göre 13. Râd sûresi 6. âyet: Bismillahirrahmânirrahîm, Ve yestâ'cilûneke Bis seyyieti kablel haseneti ve kad hâlet min kâblihimül mesülât* ve inne Rabbeke lezû mağfiretin linnâsi âlâ zulmihim* ve inne Rabbeke leşediydül ıkâb; Meâli: Senden hasene’den (iyilik, hâyır) önce seyyie’yi (kötülük-şerr’i) âcele isterler... (Halbûki) onlardan önce mesulât (misâller) gelip geçmiştir... Muhakkak ki senin Rabbin, zulûmlerine rağmen insanlara elbette mağfiret sâhibidir... Ve muhakkak ki senin Rabbin Şediyd’ül Ikâb’dır da.
- 14. Resmî sıralamaya göre 27. Neml sûresi 30. âyet: Bismillahirrahmânirrahîm, İnnehû min-es Süleymâne ve innehû Bismillahirrahmânirrahîym; - Meâli: “Muhakkak ki o, Süleyman’dandır ve muhakkak ki o BismillahirRahmânirRahıym'dir.”
- 15. Karûre: Şişe, billûr, can, sırça.
- 16. Resmî sıralamaya göre 27. Neml sûresi 44. âyet: Bismillahirrahmânirrahîm, Kîyle lehedhulis sarh* felemmâ raethü hâsibethü lücceten ve keşefet an sakayhâ* kâle innehû sarhun mümerredün min kavariyr* kâlet Rabbî inniy zâlemtü nefsiy ve eslemtü meâ Süleymâne Lillâhi Rabbil âlemiyn; - Meâli: Ona (o kadına): “Köşke gir” denildi... (Kadın) onu görünce derin bir su sandı ve bacaklarını açtı... (Süleymân) dedi ki: “Muhakkak ki o iyice düzeltilmiş (cilalı), karure’den (şişe, billur cam, sırça) bir köşktür”... (Kadın da) dedi ki: “Rabbim, doğrusu ben nefsime zulmettim ve (artık) Süleyman ile birlikte Rabb’ül Âlemiyn olan Allah’a teslim oldum!”
- 17. Merhâmetli: Rahmet edici.
- 18. Beşîr: Müjdeleyici
- 19. Nezîr: Uyarıcı
- 20. Resmî sıralamaya göre 21. Enbiyâ sûresi 107. âyet: Bismillahirrahmânirrahîm, Ve mâ erselnâke illâ rahmeten lîl âlemîn; - Meâli: Biz seni ancak âlemler için bir rahmet olarak irsâl ettik.
- 21. Resmî sıralamaya göre 51. Zâriyat sûresi 50. âyet: Bismillahirrahmânirrahîm, Fefirru ilellah* inniy leküm minhu neziyrun mübiyn; - Meâli: Allah’a firâr edin!.. Muhakkak ki ben sizin için O’ndan apaçık bir uyarıcıyım.
- 22. Erhâmerrahîm: Merhâmet edenlerin en merhâmetlisi