Nübüvvet ve Risâlet
O yüce kul ve resûl ki ezelde seçilip, kılındı Hatem-ül enbiyâ,1
Getirdiği Kur'ân-ı Kerîm beşeri insân kılar, enfüse verir şifâ!
Mescîd-i harâmdan Mescîd-i Aksâ'ya2 yaptı seyrân-ı afâkî,3
Berk urup, Hakk katına urûc ile devâm etti seyrân-ı şakûlî.4
Umûma şâmil tebliğ-i hak ile itmâm buldu kutlu nübüvvet,
Mahdûd zümreyi5 geçirdi râhle-i tedrîsinden sırlândı risâlet.
Artık nebî gönderilmese de irsâl ettiği hâs kullar vâris-i Nebî,
Hakk'ı ve sabrı tavsiye ederek, risâletini tebliğ eder her velî.6
Nûr-u nübüvvet tulû eden şems misâli aydınlatıverir âlemi,
Hak olanı bâtıl olandan ayırd etmek için tebliğ eder şerîati!
Müceddîd-i din olan resûllerin tebliğleri ise sadece mahsusa,
Fehâmet, iz'ân ve idrâki Rahmânî kılınmış Hass-ül havvâs'a!
Derûnları gıyıl gıyıl olan resûllere7 İblîs yine de kurar tuzak,
Nebîler8 ise mâsum9 ve masûnlardır,10 İblîs iğvasından uzak.
İçten musallat olamayan iblîs dışarıdan etse de sürekli tâciz.
Yüce ahlâk'a lâyıkıyla vâris olmuş resûlleri bırakabilir mi âciz?
Rûz-i cezâda resûller, imâmı olarak ihvânın yanında bulunur,11
İhvânlarının ahvâl ve amelleri de vâsî olan imâmdan sorulur.
Cihâd-ı ekber'de zikrettirdikleri esmâ ile nefs düşer bî-tâp12
Mürşidinden sâdır olan feyiz de ihvânın gönlüne eder hitâp.
- 1. Hatem-ül enbiyâ: Nebîlerin sonuncusu
- 2. Resmî sıralamaya göre 17. İsrâ sûresi 1. âyet: Bismillahirrahmânirrahîm, Subhânelleziy esrâ bi abdihî leylen minel Mescidil Harâmi ilel Mescidil Aksâlleziy bareknâ havlehû linüriyehû min ayâtina* innehû hûves Semiy’ul Basıyr; Meâli: Tenzih O Subhan’a ki, kulunu (Bi-abduhî) geceleyin Mescid-i Haram’dan, havlini mübârek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya isrâ etti (yürüttü)... O’na âyetlerimizden gösterelim diye... Hakîkat şu; O’dur Semi’, Basıyr.
- 3. Seyrân-ı Afâkî: Yatay seyir, yolculuk
- 4. Seyrân-ı Şakûli: Düşey seyir, yolculuk
- 5. Ashâb-ı Güzîn, Ashâb-ı Suffe
- 6. Velî: Kendisine mi’râc lûtfedilen Allah dostları. Mi'râc'da Cenâb-ı Hakk kuluna çok lûtfda ve ikrâmda bulunur; ona Yakıyn ve Hikmet verir ve Esmâ'ü-l Hüsnâ'sı ile bezeyerek tekrar esfel-i sâfiliynin idrâk düzeyine rahmeten irsâl eder. Yani kulunu resûl kılar.
- 7. RSL kökünden "resûl": gönderilmiş olan.
- 8. NBE kökünden "nebî": haber getiren (Farsçası: Peygamber).
- 9. Mâsum: Günâhı olmayan.
- 10. Masûn: Korunmuş
- 11. Resmî sıralamaya gore 17. İsrâ sûresi 71. âyet: Bismillahirrahmânirrahîm, Yevme ned'û külle ünâsin bî imâmihim* femen utiye kitâbehû bî yemiynihi fe ülâike yakreûne kitâbehüm ve la yuzlemûne fetiylâ; - Meâli: Gün ki, her insan grubunu kendi imâmları ile çağırırız... Kimin kitabı sağından verildi ise, işte onlar kendi kitablarını okurlar ve bir hûrma lifi kadar zulme uğratılmazlar.
- 12. Bî-tâp: Yorgun, bî-mecâl